Bîçâre kelimeler... mahmut sayar desenblog blog edebiyat forum bîçâre sarba126 İslam mühür şiir peyami safa müslüman hizmet blog çay aşk sevgi huzur mümin iskender pala google yahoo msn mp3 film video kitap sigara resim hotmail kelime harf ma Garip şey sevmek, sevildiğini bilmek... Bakmak gökyüzüne, usul usul aşk cümleleri hecelemek... Bir sevdanın yüzüne, bir ufacık kalbe girmeye niyet etmek, şehirler gezmek, mahlaslar üretmek sevdiğine, iki kelime uğruna tükenmek, uzun cümleler türetmek, pırıl pırıl hayaller tüketmek... Görmediğin bir yüz uğruna sadece, ufacık kalbinden fışkıran bir sevgi uğruna dört mevsim geçirmekR30; İki kelime için, yalnızca ona sevdiğini söylemek için yılları devirmekR30; Ona yakın olma, bulunduğu şehirde nefes alma uğruna başka diyarlara göçmek; memleketinden, annenden, tüm değer verdiğin şeylerden uzak düşmek, çocukluğunu gençliğini terk etmekR30; Değer mi? diye bir soru düşmek bas ucuna... Geçen zamana yenik düşmüşken ve başlamadan bittiğini düşünürken... Gözyaşlarında, sahipsiz mısralarda yeşertmek. Bir bayram arifesi yeni bir gelecek çizmek, aynada mutluluğun yansımasını görmek... Gözünü çevirmek güzel bir İstanbul aksamında, yârin yani başında oturmuşken denize nazır... Kaçamak bakışlarına hapsolmak, söylediğin şeylerin yanında haykırmak içinden, uçan martıların duyabileceği şeyler fısıldamak rüzgâra, balıkların karşı kıyıya taşıyacağı gizler paylaşmak mavi sulara... Bağırmak o duymadan: Yokken her şeyim, düşünmezken düşlediğimdin... Adımı bilmezken hecelediğim, senli dünyalara göç ettiğimdin. Seni görmeden sevdim, seni işitmeden sevdim, seni bilmeden sevdim, seni sevdim ve bil ki daima seveceğim... 80'lerin ortaları, mevsim Haziran'a çalmışken gelmişiz; "imtihan zor evlat!" denilecek, çoçuk yaşta yaşlanmaya başlayacağımız dünya devletine... O günden, bu güne... değişti elbet her şey ve biz de değiştik bilmeyerek, belki istemeyerek... Üzüntülerimiz kadar sevinemediğimiz doğrudur... Gerçekleşen hayallerimiz, hayallerimizin yanında yok denecek kadar yoktur... Amma velâkin, adımız Mahmut'tur... Nüfus memurluğuna göre gencizdir güya... Memleketimiz bazen "şükür", bazen "tüh" diyecek kadardır ve adı Ankara'dır hatta... Yakışıksız bir siluet, belirsiz bir fıtrat, alelade bir hayat, hatırsız bir hafıza, kendinden geçmiş bir beden, soluk almaya direnen bir ciğer, yarını bugünden bugünü dünden farksız günler... Fakat yaşıyoruz, hatta nefes alıyoruz, ölmeyecek kadar olmasa da ölecek kadar yiyor ve içiyoruz... Mutluluk kırıntılarına sevinecek kadar kanaatkar olamıyorsak da, içerlemiyoruz büyük mutluluklar yaşayamadığımıza... Üzüntülere gerektiği kadar sabır gösteremiyorsak da, isyan etmiyoruz halden kötü haller var düsturunca... Yine de seviyoruz insan olmayı, yanına inancımızı koymayı, adımızı bîçâre bırakmayı, anlaşılmamayı, yanlış anlaşılmayı bu yüzden kaleme sarılmayı, beceremediğimiz halde okumayı, yazmayı, susmayı... Yazıyoruz, yazmak için değil, takdir için değil, kendimizi tanımak adına yazmayı... Bir şeyleri aramayı, bulmayı, bulduğumuzu sanmayı... Hamdolsun bîçâreyiz... Çaresizlik çaremiz, çaremiz çaresizliğimiz...

Ücretsiz Türkçe Blog - deSenblog web tasarýmmahmut sayar desenblog blog edebiyat forum bîçâre sarba126 İslam mühür ÅŸiir peyami safa müslüman hizmet blog çay aÅŸk sevgi huzur mümin iskender pala google yahoo msn mp3 film video kitap sigara resim hotmail kelime harf ma